Çağımızın Sorunu İklim Krizi ve Alınabilecek Önlemler
Bugünkü yazım hepimizi hatta tüm dünyayı ilgilendiren çağımızın ve gelecek yüzyılların temel sorunu İklimsel Değişiklerle ilgili…
Toplumda son zamanlarda sürekli dile alınan “İklim Krizi tabiri nedir?” sorusunun yanıtı aslında çok net; acil önlem alınması gereken iklim değişikliği durumuna iklim krizi adı veriliyor.
Yapılan çalışmalar, iklim değişikliği yerine kullanılan iklim krizi teriminin aciliyet duygusu iletmede güçlü bir duygusal tepkiye yol açtığını göstermektedir.
İklim değişikliği olarak nitelendirilen, fonetik anlamda tedbir almayı gerektiren bir durum yokmuş gibi göründüğünden, iklim krizi terimini kullanmak, yaklaşan tehlikenin farkındalığını artırmayı hedefliyor.
İklim krizi ile birlikte basın ve yayın kuruluşları tarafından; iklim acil durumu, iklim bozulması gibi durumun aciliyetini gösteren ifadelere de yer veriliyor.
Araştırma raporlarında, “Fosil yakıtlar iklim krizine neden oluyor, onlardan kurtulmak lazım” dedikçe daha çok petrol ve kömür endüstrisine kaynak aktarılıyor ve kamu yararına, kâr amacı gütmeyen ve doğaya en az zarar verecek bir enerji üretimi mümkün olmasına rağmen önemler alınmıyor.
Yapılan araştırmalarda, dünya sıcaklık ortalamalarının bugüne kadar geri dönülemez bir şekilde 1ºC arttığını gösteriyor. Yalnızca 1 derecelik artış bile kasırgalar, orman yangınları, aşırı yağışlar ve beraberinde sel felaketleri, sıcak hava dalgaları gibi doğal felaketlerin etkilerini yaşamamıza sebep olurken gerekli önlemler alınmadığı ve karbon salımları azaltılmadığı hatta durdurulmadığı takdirde gezegen çok kısa bir süre içerisinde canlıların yaşamı için uygun olmayacak hale gelecek.
İklim krizinde göz göre göre geldiğimiz nokta bitmeyen emperyalist dalaş, savaşlar bu sistemin yürütülemeyeceği gerçeğini bir kez daha yüzümüze vuruyor. Kapitalist yağmanın, barbarlığın yarattığı ekonomik ve ekolojik krizin bedelini ödüyoruz.
Peki, iklim Krizinin Çözümü İçin Bizler Ne Yapabiliriz?
İklim krizi, elbette az sayıda kişinin yapacağı küçük değişikliklerle çözüme kavuşmayacak. Ancak arz talep dengesini sağlayan tüketicinin de üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme bilinci ile hareket etmesi gerekiyor. Tüketicinin, kısa mesafeler için yürümeyi tercih etmesi veya bisiklete binmeyi alternatif olarak değerlendirmelidir.
Üstteki belirttiğim sorunları fark ederek hayatınızla alakalı değişiklilere adım attığınız başka farkındalık yazılarında buluşmak dileğiyle…
Sağlıcakla kalın.
