DOLAR
EURO
ALTIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Balkanların Kültürel Sosyal Yaşamları ve Giyim Kuşam

Şeyma Sonkur
Merhabalar değerli okuyucular,  Balkan ülkelerinden Makedonyayı görmüş biri olarak ve Balkan Ülkelerine karşı ilgimden dolayı Balkan Haber bünyesinde kendimi köşe yazarı olarak buldum. Umarım bugünden sonra yazacağım köşe yazılarıyla hayata bakış açınıza bir nebze de olsa katkı sağlamış olurum. Bana  bu fırsatı verdikleri için Balkan Haber bünyesine teşekkür ediyorum…
22.12.2020
A+
A-

Bugünkü köşe yazımda Balkanların  merak edilen sosyal yaşamları, kültür öğeleri, Giyim Kuşam ve Ev İçi Döşeme şekillerini bir yazıda derleyerek bir araya getirdim. Balkanların sosyal kültür yaşamına dair merakla arama yapılan bilgileri aşağıdaki yazı içeriğimde  bulabilirsiniz…

SOSYAL YAŞAM RİTÜELLERİ

Balkanlar’da çok fazla etnik ve dinî yapı olmasına rağmen Osmanlı Devleti; gücü, adaleti ve hoşgörüsü sayesinde bölgeyi asırlarca kontrol edebilmiştir. Uzun yıllar Osmanlı Devleti’nin bir parçası olan Balkanlar’da Anadolu’dan giden Türklerle yerli halkların karışması âdeta bir “Rumelili karakter” oluşturmuştur. Osmanlı Devleti’nin, din değiştirme yönünde herhangi bir baskısı olmadığı için Balkanlar’da yaşayan Hristiyanlar dinle beraber kendi örflerini devam ettirmişlerdir. Bu duruma paralel olarak, Osmanlı kimliği Balkanlar’da ortak bir üst kimlik olarak benimsenmiştir. Bu kimlik sadece üst ve baskın olan kültürün benimsenmesi olarak algılanmamalıdır. Eğer durum böyle olsaydı, Osmanlı bölgeden çekildikten sonra da Türk kültürünün bölgeyi terk etmesi beklenirdi. Ama bu durumun aksine, Balkanlar’ın neresine gidilirse gidilsin, Türk kültürü içerisinde yer alan dil, din, mimari, folklor, müzik, giyim-kuşam, yeme içme gibi yaşama ait unsurların hâlâ canlı bir şekilde yaşatıldığına şahit olunabilmektedir.

Osmanlı kültürü, Balkan ülkeleri üzerinde kültürel açıdan baskın konumdadır; ancak diğer milletlerin kültürlerinden çeşitli unsurlar da Türk kültürüne karışmıştır. Her kültür, yabancı kültür öğelerini kendi bünyesine katarak ve dönüştürerek zenginleşmiştir.Balkanlar’da Türk-İslam kültürü egemen ve baskın yapısıyla saygın kültür olarak kabul edilmiş ve kısa zamanda bu saygın kültürün mensubu olmak Balkanlar’da bir prestij unsuru olarak görülmeye başlanmıştır. Osmanlı Devleti cihanşümul bir güç olarak bölgeye hâkim olduğu dönemde Türk kültürünün Balkan milletleri üzerindeki tesiri o kadar büyüktür ki hemen hemen her evde bir Türk köşesi bulundurmak âdet hâline gelmiştir. Ayrıca Hristiyan çocuklara bile Osmanlı’yı çağrıştıracak isimler verilmiştir.

Hâkim kültürün, bulunduğu şehirde kendini hissettirmesi kaçınılmazdır. Bosna Hersek’te Türk mimarisinin ve yaşam biçiminin renklerini canlı bir şekilde görmek mümkündür. Türk-İslam kültürü, Boşnaklar için bir övünme kültürüdür. Ancak burada önemsenmesi gereken nokta “maddi kültür mirası” denilen olgunun sadece mimarî eserlerden oluşmadığı, sanatsal bir özenle oluşturulmuş bugün için el sanatı eserleri diyerek genelleyebileceğimiz her türden taşınabilir eserin de o kültür mirasının maddi birer örneği olduğudur.

Yukarıda belirtilen kültürel etkileşimler yeni bir kültürel kimliğin doğmasına sebep olmuştur. “Biz kimiz?” sorusuna verilecek cevap olarak da tanımlanması mümkün olan kültürel kimlik kavramı aynı zamanda kolektif bir anlam da içermektedir. Bu yönüyle kültürel kimliğin ferdi aşan, sosyal ve toplumsal bir boyuta sahip olduğunu söylemek mümkündür.178 Balkanlar’daki kültürel kimliği oluşturan kültür ögelerini başlıklar hâlinde ele almak gerekir.

KÜLTÜR ÖGELERİ

Balkan coğrafyasında kültür ögelerininin tasnifi hâkim kültürün (Türk kültürünün) coğrafyaya verdiği renkleri tespit etmekle mümkündür. Kültür ögeleri maddi, manevi olmakla beraber çok çeşitlilik gösteren bir yapıya sahiptir. Bu bağlamda öncelikle kültürün tasnif edilmesi gerekir. Ziya Gökalp, kültürü hars(millî kültür) ve tezhip şeklinde ikiye ayırarak Türk Medeniyet Tarihi adlı kitabında harsı şu şekilde açıklar:

“Her millette medeniyetin aldığı hususi şekiller vardır ki bunlara hars adı verilir. Hars dinî, ahlaki ve bedii duyguların toplamıdır.” Gökalp, bu tanımı genişleterek kültüre geniş bir perspektiften bakmış bir kavmin vicdanında yaşayan kıymet hükümlerinin toplamına o kavmin kültürü demiştir.

Hars(millî kültür) halkın geleneklerinden, yapageldiği şeylerden, örflerinden sözlü ve yazılı edebiyatlarından, dilinden, musikisinden, dininden, ahlakından kısacası sahip olduğu millî değerlerden ibarettir. Tezhip ise daha aristokrattır ve aydınlara mahsustur. Gökalp, millî kültür ile tezhibin ayrımında ikinci farkı da birincinin millî ikincinin milletlerarası olması şeklinde belirtmiştir.

Yukarıdaki tanımlardan yola çıkacak olursak kültür ögelerini toplumların tarihlerinden devraldıkları maddi ve manevi mirasların toplamı olarak tanımlamak mümkündür. Balkan konulu romanlara yansıyan kültür ögeleri dil, giyim kuşam, yemek, oyunlar, spor müsabakaları, hamam, nevruz, Hıdırellez kutlamaları, karşılama, misafirlik gibi başlıklar hâlinde sınıflandırılabilir.

GİYİM KUŞAM ve EV İÇİ DÖŞEMELERİ

Balkanlar’da giyim kuşam ve ev içi döşeme kültürel bir unsur olarak dikkat çekmektedir. Anadolu ve Balkanlar’da ortak giyinme ve ev döşeme kültürü Osmanlı kültürünün insanlara ne derece sirayet ettiğini gösteren önemli bir ögedir. Giyim kuşam ve ev döşemesi çağa göre çeşitli değişimlere uğramıştır. Milletlerin kıyafet hususunda zamanla birbirlerinden etkilenmeleri kültürel etkileşimin kaçınılmaz bir sonucudur.

Balkan Türklerinin giyimleri her ne kadar diğer milletleri etkilese de Balkanlar’da yaşayan diğer milletlerinkinden farklılık gösterir. Erkekler gömlek, bazen gömleğin üstüne “cepken” adı verilen yelekler, altlarına “çahşır” adı verilen pantolonlar giyer, bellerine kuşak bağlar, başlarına sarık ve fes takarlar. Kuşaklarının içinde mendil görevi gören “çevre” taşımaları da dikkat çeker.

Ev içi döşemeler ise bölgeye has bir özellik gösterir. Balkanlar’da kırsal bölgelerde yaşayanların evlerinin içi ve dışı sadedir. Evlerde gereksiz eşya ve süslemelerden kaçınılmış, yaşamı sürdürmek için ihtiyaç duyulan eşyalar kullanılmıştır. Evlerin toprak olan yerlerinin üstüne hasır, kilim ve halı serilir. Yerlere konulan minderler ve duvar kenarlarına yerleştirilen yastıklarla oturulacak alanlar oluşturulur. Ayrıca tahtadan sedirler döşenen oturma ve yatak odalarının duvarlarına silah, tüfek gibi av malzemeleri asılır.

Balkanlar’da ev içi döşemede de milletlerarası bir etkileşim söz konusudur. Türklerin ev içi döşeme ve mimari kültürü Bulgarlarda da görülmektedir. Bu yönüyle İstanbul kendine has ev mimarisi ile simetrik Filibe evi olarak bilinen Bulgar evlerini etkilemiştir. Bu evlerde çıkma divanhane, zengin olanlarında haremlik- selamlık, dolap, raf ve minder gibi özel kullanımlar ortaya çıkmıştır. Gerek dış, gerek iç mimarisi ile bu evler tümüyle Türk mimarisinin ürünleridir.

Balkanlar’ı konu alan romanlarda özellikle Türk giyim kuşam ve ev içi döşemelerinin Balkanlar’daki yansımaları karşımıza çıkmaktadır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.