DOLAR
EURO
ALTIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Ahlaki Değerler

Şeyma Sonkur
Merhabalar değerli okuyucular,  Balkan ülkelerinden Makedonyayı görmüş biri olarak ve Balkan Ülkelerine karşı ilgimden dolayı Balkan Haber bünyesinde kendimi köşe yazarı olarak buldum. Umarım bugünden sonra yazacağım köşe yazılarıyla hayata bakış açınıza bir nebze de olsa katkı sağlamış olurum. Bana  bu fırsatı verdikleri için Balkan Haber bünyesine teşekkür ediyorum…
01.03.2022
A+
A-

Bugünkü yazımı kaybetmeye yüz tuttuğumuz bir toplumsal değeri ele alarak yazacağım.

Konumuz Ahlak…

Ahlaki değerlerin var oluşu ve karşımıza çıkacak bir çok tehlikeyi azaltmasıdır.

Ahlak, kelime kökeni olarak “Hulk” yani yaratılış, fıtrat, huy manalarını ihtiva eden kelimenin çoğuludur.

Ahlaki eksiklik kısaca şunu ifade eder: Bireylerin ahlak dışı davranma eğilimi, yaptıkları yanlışların cezasını çekme ihtimali azaldıkça, artar.

Mesela; çevre yolunda, kaza şeridini kullanarak başkalarının yol hakkını çalanların ceza görme ihtimali ne kadar düşükse, kaza şeridini geçiş için kullananların sayısı o kadar çok olur. Daha da önemlisi, trafikte kural ihlalinin ceza görme ihtimali ne kadar düşükse, trafikte kaza tehlikesi o kadar yüksektir.
Ahlaki tehlikenin bir başka tecelli tarzı da şudur: Tehlikeli kararların cazibesi ne kadar yükselirse, tehlikeye atılanların sayısı o kadar çoğalır.

Günümüz şartlarında tehlikeye atılanların sayısı gün geçtikçe fazlalaşmakta ve normalleştirme yolunda hız kaybetmeden devam etmektedir.

Yani ahlak anlam olarak; insandaki iyi ve kötü huylar, yaratılış manasına tekabül etmektedir. İçerisinde bütün iyiliklerin olduğu gibi kötü huylarında saklandığı ahlak kavramı o kadar geniş o kadar vasi bir anlam sahasına sahiptir ki adına ciltlerce müstakil kitaplar neşredilmiş, şiirler söylenmiş, konferanslar, sempozyumlar düzenlenmiş nice şöhretli ve şöhretsiz insanlar onun adına kelam etmişlerdir.

Ahlaki değer; dini, felsefi, kültürel ve toplumsal birikimler ve etkileşimler sonucu, bireylere kazınmış olan, iyiyi, kötüyü, doğruyu,hatalıyı birbirinden ayırt etmeye yarayan değerler ve ilkeler bütünüdür.

Her ne kadar yazılı bir yasaları olmasa da bıçak gibi keskin kuralları vardır. Aklı olan her insan da bu kuralların farkındadır. Çünkü ahlak, bir toplumdaki varoluşun şartıdır.

Ahlaki değerlere bazı örnekler:

  • İnsanın güzel davranışlarda bulunması,
  • İnsanın adil ve adaletli olması,
  • Emanete ihanet etmemesi,
  • Güvenilir ve dürüst olması

örnek verilebilir.

Türk milletinin ahlak anlayışının temelinde de dini ve milli kaynaklardan beslenen bir ahlak anlayışı vardır.

Ahlaki değerler, hâkim olduğu toplumu diri tutmayı sağlarken, o topluma beden ve ruh kazandırmayı da sağlar.

Ahlaki değere sahip kişileryani güzel ve ahlaklı davranışlar içinde bulunan insanlar büyük kazanç içindedir. Ahlaklı olmak hem vicdanı rahatlatır hem de insanlar daha rahat bir psikolojiye kavuşur. Her zaman hayattan bir şeyler kazanan bir insan olmak istiyorsak ahlaklı bir insan olmalıyız ve herkese fayda verecek şekilde yaşamalıyız.

Ahlaklı insanlar kimseye kötü şekilde bakmaz, kimsenin zararına işler yapmaz. İslam dini de ahlaklı olmayı övmüş ve herkesin ahlaklı olmasını emretmiştir. Tek islam dini değil bütün dinlerde ahlakın yaşamın her alanında önemli olduğuna değinilmiştir.

Ahlak, önemli bir noktadır ve her insanın ahlaki bazı değerler taşıması ge- rekir. Ahlaklı olmak demek erdem sahibi olmak demektir. Ahlaklı insanlar kimseye kötü şekilde bakmaz, kimsenin zararına işler yapmaz. İslam dini de ahlaklı olmayı övmüş ve herkesin ahlaklı olmasını emretmiştir. İyiliği, kardeşliği, güzelliği emreden İslam’da, ahlaklı olmaktan bir gereklilik olarak ayet ve hadislerde bahsedilmiştir.

“İster akla, ister duyguya dayansın, her türlü ahlâk anlayışında esas olan, ahlâkın, ruhsal yaşayışından doğmuş olduğudur.”

Sözünü esas alarak bizim toplumumuza mesuliyetimiz mi var?, kime karşı mesulüz? Bu soruları her daim üstteki satırları idrak ederek aslınds İnsanlığa, topluma bu aziz vatana karşı mesul olduğumuzu bilmeliyiz.

Mesuliyetimiz ağır, fakat aziz mesuliyetten gözümüzü kapatarak, kulağımızı tıkayarak kurtulacağını  sananlar var ise büyük yanılgı içerisindedir. Etrafımızda maddi ve manevi tahripli bombalar patlarken yükselen yetim çığlıklarına, toplumsal cinnet feryatlarına kulağımızı takacağımız kulaklık ile sağır kesilmek o yaşanan müessif hadiseleri yaşanmamış kılmıyor, kılmayacak. O yavrucakların gözyaşlarını dindirmiyor, dindirmeyecek…

Bu yüzden ahlaki değerin hayatımızdaki önemini bilerek, kaybetmememiz gereken değerlere sımsıkı sarılın.

Hayatınızın anlam arayışının yani öz bilincin ahlaki değerden geçtiğini her daim idrak eşliğinde olun.

Satırları sonuna kadar aşındıran herkese çok teşekkür ediyorum.

Sağlıcakla kalın…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.