Şeyma Sonkur Yazdı “Hiçlik Kavramı”
Hiç veya Yok, kelime anlamıyla hiçbir varlığın olmadığını ifade eden bir işaret zamirdir. Yani olmayanı ama mutlak anlamda olmayanı işaret eder. Hiçlik veya Yokluk ise Hiç zamirinin hakim olduğu durumu ifade eder.
Hiçlik deyince ne anlıyoruz ya da anlamalıyız?
Hiçlik, yokluk ve boşluk arasında fark hakkında düşünürsek daha doğru bir hiçlik tanımına ulaşabiliriz. Bunun yanında bu yazımda, hiçlik kavramını ele almaya çalışacağım.
Hiçlik ne demek? Yokluk ne demek? Boşluk ne demek?
Yokluk ve boşluk hakkında konuşmak daha kolay fakat konu hiçliğe gelince onun tasavvur edilemez olduğu, aslında ondan bahsederken bilmediğimiz bir “şeye” gönderme yaptığımızı kabul ederiz. Bizler Hiçlikten geldik ve tekrar hiçliğe karışacağız. Bu hiçlik insan da vardı ve o hiçlikten tüm canlı ve cansız maddeler ortaya çıktı.
Hiçlik kavramını düşünürken neyi referans alırız?
Hiçlik kavramını düşünürken sanıyorum yokluk ve boşluk kavramlarından yola çıkıyoruz. Bir şeyin olmamasına yok diyoruz. Yok olan şeyin yerine bir şey koyabildiğimiz için aslında yerine bir şey koymayacağımız bir şeyi kastediyoruz.
Boşluk var mıdır?
İçi boş bir şişeyi ya da uzay boşluğunu anlatırken bir anlamda boşluktan bahsederiz fakat ne şişenin içinin ne de uzayın boş olmadığını biliyoruz. Boş şişenin içinde gözle göremediğimiz öğeler olduğunu biliyoruz.
Peki mutlak boşluk diye bir şey var mıdır?
Mutlak boşluk derken demek istediğim her türlü kütlesi olan ve olmayan şeyden arınmış içinde hiçbir şeyin olmadığı bir alandır.
Mutlak boşluk var mıdır?
Bu konu kuantum fizikçilerinin daha doğru cevap vereceği bir soru olsa da mutlak boşluk diye bir şey yoktur. Zorla elde edilmeye çalışıldığında da elde edilebilecek bir şey değildir. İçinde ışık, bakteri, atom, atom altı parçacıklar, sanal parçacıklar veya anti parçacıklar olmayan bir alan bulmak söz konusu değildir. Boşluk dediğimiz şey aslında tamamen boş değildir.
Hiçlik nedir?
Bu sorunun net bir cevabı yoktur ve yazının başında dediğim gibi hiçlik diye bir şey de yoktur. Aklımızda yokluk ve boşluk gibi referans kavramlar nedeniyle ortaya çıkmış bir kavramdır. Heidegger de hiçlik ile ilgili çok doğru soruları sormuş fakat verdiği cevap yetersiz kalmıştır. Heidegger’in hiçlik ile ilgili bazı tespitleri de şunlardır;
Alışılmamış bir şey hemen kendini gösterir. Bu sorunun içine hiçliği, şöyle ve böyle ‘olan’ bir şey, bir varlık halinde önceden sokarız. Halbuki o, bundan esaslı bir surette ayrılır, hiçlik problemini ortaya koymak, yani hiçliğin ne ve nasıl olduğunu sormak, sorulanı tersine çevirir. Soru kendine ait olan konusundan sıyrılır.
Hiçlikle ilgili insan, varlığını önceden tayin ettikten sonra, aranılanı ancak arayabilir. İmdi, araştırmamızın konusu da hiçliktir.
Eski Yunan metafiziği hiçliği, varlığın yokluğu (non-etre) yani kendisine şekil veremeyen; görünüşü olmayan şekilden mahrum madde anlamında tasavvur eder. Varlık, kendisini vücuda getiren ve olduğu gibi görünen surettir.
Eğer bildiğimiz kadarıyla boşluk diye bir şey yoksa, mutlak boşluk bile yoksa hiçlik diye bir şeyi düşünmek yerine varlığın kendisini düşünmek daha doğru olabilir. Varlık her durumda kendini gösterirken ve her yere sızıyorken hiçlik üzerine konuşmak yerine varlığa yoğunlaşmak ve varlığın ne olduğunu anlamaya çalışmak daha önemlidir. Aslında bu bizi bir kısır döngüden kurtarır. Hiçlik eğer içinden şeylerin çıktığı bir muamma ise kendisi de izaha muhtaç olacaktır. “Vardır” yani varlığı kabul edersek varlık dışında bir şey olmayacağı için o hiçten de gelmiş olamaz. (Parmenides)
Varlık ortadadır fakat hiçlik düşünülemez. Düşünemiyor olmamız olmadığı anlamına mı gelir? Hayır. Düşüncenin gücünde olandan daha fazlasını öğrenemeyeceğimizi elbette kabul edebiliriz fakat hiçliği düşünmemizin gerekçesinin ne olduğu sorusunu unutmadan kabul edebiliriz.
Varlık mümkün gerçekliklerin bir kısmından ortaya çıkmış olabilir. Varlık dediğimiz şeylerin (cismi olan) hepsi varlık sayılamayacak (cismi olmayan) şeylerden ortaya çıkmış denilebilir.
Varlık bize şeyleri açıklamak için fazla basit ya da gösterişsiz geliyorsa belki de onu iyi anlamadığımız içindir.
Felsefik bakış açısıyla üstteki satırlarda hiçliği tanımlamaya anlatmaya çalıştım. Umarım sizlere yeni bir bakış açısıyla yeni bir farkındalık katabilmişimdir.
